Farklı Salsa Stillerini Öğrenin
Güncelleme tarihi: 15 Ağu
Salsa, sadece bir sanat formu değil, aynı zamanda duyguların ifadesi ve sosyal bir aktivitedir. Farklı Salsa stilleri, her bireyin kendini ifade etme biçimini zenginleştirir. EO Salsa Company, bu çeşitliliği keşfetmek ve öğrenmek için mükemmel bir yerdir. Bu yazıda, EO Salsa Company'nin sunduğu farklı Salsa stillerini, bu stillerin özelliklerini ve hangi Salsa stilinin sizin için en uygun olabileceğini keşfedeceğiz.

Dans benim için hiçbir zaman yalnızca adımları doğru yapmak, figürleri ezberlemek ya da müziğe ayak uydurmak olmadı. Dans; insanın kendini anlatma biçimi, başka insanlarla bağ kurması ve bazen kelimelerle söyleyemediğini bedeniyle ifade etmesidir. Salsa ise bütün bunları aynı anda yaşayabileceğiniz çok özel bir dünya.
2000 yılından bu yana Salsa’nın içinde bir dansçı, eğitmen, sporcu ve yetiştirici olarak yer alıyorum. Türkiye’de ve yurt dışında geçirdiğim yıllar boyunca yarışmalardan sahneye, sosyal dans gecelerinden eğitim salonlarına kadar Salsa’nın çok farklı yüzlerini görme fırsatım oldu. Binlerce insanın dansla ilk kez tanışmasına, bazılarının bunu hayatının önemli bir parçası hatta mesleği haline getirmesine şahit oldum.
Ve yıllar içinde öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu oldu:
Herkesin Salsa’sı aynı olmak zorunda değil.
Çünkü Salsa’nın içinde farklı stiller, farklı karakterler ve farklı hisler var. Birinin çok sevdiği dans biçimi bir başkasına hiç yakın gelmeyebilir. Önemli olan “en iyi Salsa hangisi?” sorusunun cevabını aramak değil; sizin bedeninize, karakterinize ve müziği hissetme biçiminize en çok hangisinin yakıştığını keşfetmek.
Salsa Tek Bir Dans Değildir
Salsa’ya dışarıdan baktığınızda genellikle hızlı bir Latin müziği, dönüşler, enerjik figürler ve partnerli bir dans görürsünüz. İçine girmeye başladığınızda ise aslında oldukça büyük bir dünyayla karşılaşırsınız.
Farklı ülkeler, şehirler ve dans kültürleri Salsa’yı zaman içinde farklı biçimlerde yorumladı. Bu nedenle bugün Küba stilinden Los Angeles stiline, New York stilinden daha sportif ve sahne odaklı yorumlara kadar birbirinden farklı Salsa anlayışlarıyla karşılaşmak mümkün.
Hepsinin temelinde aynı şey var:
Müzik, iletişim ve hareket.
Ama bu üç unsurun nasıl kullanıldığı stile göre oldukça değişebiliyor.
LA Style Salsa – Enerjik, Dinamik ve Gösterişli
Los Angeles stili, Salsa dünyasında en kolay fark edilen stillerden biridir. Dans çoğunlukla belirli bir çizgi üzerinde ilerler ve partnerler arasındaki geçişler, dönüşler ve kombinasyonlar oldukça dinamiktir.
Özellikle hareketli, enerjik ve teknik çalışmayı seven dansçıların kendilerini yakın hissettiği bir tarzdır.
Salsa’yı yalnızca sosyal ortamda yapmak değil, dansınızın teknik tarafını geliştirmek, daha kontrollü ve estetik görünmek istiyorsanız bu yaklaşım size oldukça yakın gelebilir.
Ama burada küçük bir noktayı özellikle önemsiyorum:
Çok figür bilmek, iyi Salsa yapmak anlamına gelmez.
Yıllardır öğrencilerime anlatmaya çalıştığım konulardan biri de bu. Basit bir hareketi doğru zamanlamayla, doğru teknikle ve partnerinizle gerçekten iletişim kurarak yapmak; bazen on karmaşık figür yapmaktan çok daha güzel bir dans ortaya çıkarır.
New York Style – Müziğin İçinde Dans Etmek
New York Style, özellikle müzikaliteyi, beden kullanımını ve dansın daha rafine tarafını sevenler için oldukça etkileyici bir dünyadır.
Genellikle “On2” zamanlamasıyla ilişkilendirilir. İlk başlarda alışılmış zamanlamadan farklı geldiği için biraz zorlayıcı hissedilebilir. Fakat müziği daha detaylı dinlemeye başladığınızda neden bu kadar çok dansçının bu stile bağlandığını anlamaya başlarsınız.
New York stilinde yalnızca partnerinizle yaptığınız figürler değil;
müzikle olan ilişkiniz de dansın önemli bir parçasıdır.
Bir perküsyon sesini bedeninizle yakalamak, müziğin yükseldiği yerde hareketinizi büyütmek, sakinleştiği yerde dansınızı sadeleştirmek...
Bence Salsa’nın en güzel taraflarından biri tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Çünkü bir süre sonra artık müziğin üzerine dans etmiyorsunuz.
Müziğin içinde dans etmeye başlıyorsunuz.
Cuban Salsa – Sosyal, Özgür ve Çok Eğlenceli
Cuban Salsa ya da Casino, Salsa’nın daha dairesel, sosyal ve oyunbaz karakterini temsil eden stillerden biridir.
Line Salsa stillerindeki çizgisel yapı yerine partnerlerin birbirlerinin etrafında hareket ettiği daha dairesel bir sistem vardır.
Küba dans kültürünün etkisini beden hareketlerinde, ritimde ve partner ilişkilerinde oldukça güçlü biçimde hissedersiniz.
Burada dans biraz daha “oyun” gibidir.
Partnerinizle iletişim kurarsınız, müzikle oynarsınız, bazen küçük bir hareketle cevap verir, bazen beklenmedik bir şekilde dansın yönünü değiştirirsiniz.
Bu nedenle ve özellikle;
“Ben dans ederken fazla düşünmek istemiyorum, eğlenmek, sosyalleşmek ve kendimi daha özgür hissetmek istiyorum.”
diyen insanların Cuban Salsa’ya oldukça kolay bağlandığını görebiliyorum.
Peki Yarışma Salsa’sı?
Salsa’nın sosyal tarafının yanında sportif ve performans odaklı çok güçlü bir tarafı da bulunuyor.
Benim yıllardır içinde bulunduğum yarışma dünyasında Salsa artık yalnızca partnerinizle güzel dans etmekten ibaret değildir.
Teknik, kondisyon, hız, koordinasyon, dayanıklılık, denge, esneklik, müzikalite, koreografi, sahne hakimiyeti ve psikolojik hazırlık işin içine girer.
Bir dansçının birkaç dakikalık performansının arkasında bazen aylarca süren ciddi bir çalışma vardır.
Yarışma Salsa’sını seviyorsanız muhtemelen hedef koymayı, kendinizi zorlamayı ve kendi sınırlarınızı sürekli biraz daha ileri taşımayı da seviyorsunuzdur.
Fakat yarışma dansının bana öğrettiği bir başka önemli şey daha var:
Teknik, dansın amacı değil; kendinizi daha özgür ifade edebilmeniz için kullandığınız bir araçtır.
Tekniğiniz geliştikçe bedeniniz sizi daha az sınırlar. Düşündüğünüz hareketi daha rahat yapabilir, müziğe daha hızlı cevap verebilir ve kendinizi daha özgür ifade edebilirsiniz.
Bu nedenle EO Salsa Company’de teknik çalışmayı yalnızca yarışmacılar için gerekli bir şey olarak görmüyoruz.
Sosyal dansçı için de teknik, dansın kalitesini tamamen değiştirebilir.
Sosyal Salsa – Bence İşin En Güzel Taraflarından Biri
İnsanların Salsa’ya başlama nedenleri birbirinden çok farklı.
Birisi sahneye çıkmak ister.
Birisi yarışmak ister.
Bir başkası yıllardır Salsa videoları izliyordur.
Ama insanların büyük bölümü çok daha basit bir nedenle kapıdan içeri girer:
Yeni bir şey yapmak ister.
Sonra işler biraz değişir.
Bir bakarsınız haftada bir geldiğiniz ders, hayatınızın en keyifli birkaç saatinden biri olmuş.
Yeni insanlarla tanışmışsınız.
Dans gecelerine gitmeye başlamışsınız.
Hiç tanımadığınız biriyle bir şarkı dans edip gülümseyerek masanıza dönüyorsunuz.
Belki de Salsa’nın en sevdiğim taraflarından biri bu.
Dans etmek için aynı dili konuşmanız, aynı mesleği yapmanız, aynı yaşta olmanız ya da birbirinizi daha önce tanımanız gerekmiyor.
Bir şarkı başlıyor.
Elinizi uzatıyorsunuz.
Ve birkaç dakika boyunca iletişim kurmanın bambaşka bir yolunu kullanıyorsunuz.
Hangi Salsa Stili Bana Uygun?
Aslında bunun tek bir doğru cevabı yok.
Enerjik hareketleri, dönüşleri ve dinamik kombinasyonları seviyorsanız LA Style size yakın gelebilir.
Müzikaliteye, detaylara ve beden kullanımına ilgi duyuyorsanız New York Style sizi daha fazla içine çekebilir.
Daha özgür, sosyal ve oyunbaz bir dans arıyorsanız Cuban Salsa hoşunuza gidebilir.
Kendinizi sportif anlamda geliştirmek, sahneye çıkmak veya yarışmak istiyorsanız performans ve yarışma Salsa’sı sizin için bambaşka bir yol açabilir.
Ama size bir tavsiyem olacak:
Başlamadan önce kendinize bir Salsa stili seçmek zorunda hissetmeyin.
Önce dans edin.
Müziği dinleyin.
Farklı dansçıları izleyin.
Sosyal gecelerde dans edin.
Teknik çalışın.
Zaman içinde bedeniniz ve karakteriniz zaten size hangi yolu daha fazla sevdiğinizi söylemeye başlayacaktır.
EO Salsa Company’de Bizim İçin Salsa
EO Salsa Company’de yılların bana kazandırdığı deneyimi yalnızca figür öğretmek için kullanmak istemiyorum.
Benim için eğitim; öğrencinin neden bir hareket yaptığını anlaması, bedenini tanıması, müziği duymaya başlaması ve zaman içerisinde kendi dans karakterini oluşturması demek.
Çünkü öğrencilerimin birbirinin aynısı dans etmesini istemiyorum.
Doğru temeli öğrensinler.
Doğru tekniği kullansınlar.
Müziği tanısınlar.
Partnerleriyle iletişim kurmayı öğrensinler.
Sonra bütün bunların üzerine kendi karakterlerini koysunlar.
Bence gerçek dans tam da orada başlıyor.
Yıllar içinde yarışmalarda, sahnelerde, festivallerde ve dünyanın farklı yerlerindeki dans pistlerinde çok farklı Salsa anlayışları gördüm. Ama ne kadar teknikleşirse teknikleşsin, ne kadar profesyonelleşirse profesyonelleşsin benim için Salsa’nın merkezinde hâlâ aynı şey var:
İki insan, güzel bir müzik ve paylaşılmış birkaç dakika.
Belki siz de Salsa’ya yalnızca yeni bir hobi ararken başlayacaksınız.
Belki arkadaş edinmek için.
Belki sahneye çıkmak için.
Belki de yıllardır içinizde duran “Bir gün dans etmeyi öğrenmeliyim” düşüncesini artık ertelememek için.
Sebebiniz ne olursa olsun, önce gelin ve dansın içine girin.
Hangi stilin size uygun olduğunu sonra birlikte keşfederiz.
Çünkü bazen insan kendi Salsa stilini seçmez.
Bir süre dans eder… ve Salsa’nın içindeki kendi yerini bulur.



Yorumlar