EO SALSA COMPANY ile Dans Etmenin Keyfini Yaşayın
Güncelleme tarihi: 15 Ağu

Dans, sadece bir aktivite değil, aynı zamanda ruh halimizi yükselten, bedenimizi hareket ettiren ve sosyal bağlarımızı güçlendiren bir sanattır. EO SALSA COMPANY, dansın bu büyülü dünyasına adım atmanızı sağlıyor. Bu yazıda, dans etmenin faydalarını, EO SALSA COMPANY'nin sunduğu olanakları ve dansın hayatınıza katacağı değerleri keşfedeceğiz.
Dans denildiğinde çoğu insanın aklına önce müzik, hareket ve eğlence geliyor. Aslında dansın hayatımıza kattıkları bunların çok daha ötesinde.
Ben yıllardır Salsa’nın içinde olan biri olarak dansın insan üzerindeki değişimini defalarca gözlemledim. 2000 yılından bu yana derslerde, yarışmalarda, sahnelerde, festivallerde ve sosyal dans gecelerinde binlerce farklı insanla karşılaştım. Kimi sadece yeni bir hobi edinmek için geldi, kimi arkadaşlarıyla biraz eğlenmek istedi, kimi kendine yeni bir sosyal çevre arıyordu. Bazıları ise zaman içerisinde dansı hayatının merkezine koydu, yarışmalara katıldı, sahneye çıktı hatta bunu meslek haline getirdi.
Ama başlangıç nedenleri ne kadar farklı olursa olsun, zaman içerisinde hemen hepsinde benzer bir değişim görüyorsunuz:
Dans insanın hem bedenine hem ruhuna iyi geliyor.
EO SALSA COMPANY’de de dans eğitimine yalnızca “Salsa öğrenmek” olarak bakmıyoruz. Bizim için dans; hareket etmek, sosyalleşmek, kendine zaman ayırmak, yeni insanlarla tanışmak, eğlenmek ve günlük hayatın temposundan birkaç saatliğine de olsa uzaklaşabilmek demek.
Önce Beden Hareket Etmeye Başlıyor
Salsa oldukça hareketli bir dans.
Ders sırasında farkında olmadan sürekli yürüyorsunuz, yön değiştiriyorsunuz, dönüyorsunuz, ağırlık aktarıyorsunuz ve bedeninizin farklı bölgelerini aynı anda kullanıyorsunuz.
Düzenli dans ettikçe zaman içerisinde;
kondisyonunuzun,
koordinasyonunuzun,
dengenizin,
hareket kabiliyetinizin,
beden kontrolünüzün,
ritim duygunuzun
geliştiğini fark etmeye başlıyorsunuz.
Üstelik bütün bunlar klasik bir egzersiz yapıyormuşsunuz hissinden biraz daha farklı gerçekleşiyor.
Çünkü önünüzde bir müzik var.
Partneriniz var.
Öğrenmeye çalıştığınız bir hareket var.
Eğleniyorsunuz.
Bir bakıyorsunuz ders bitmiş ve siz yaklaşık bir buçuk ya da iki saattir aktif biçimde hareket etmişsiniz.
Bence dansın fiziksel açıdan en güzel taraflarından biri de bu. İnsan spor yaptığını düşünmeden bedenini çalıştırabiliyor.
Bedeninizi Tanımaya Başlıyorsunuz
Salsa eğitiminin yalnızca adımları öğrenmekten ibaret olmadığını özellikle söylemek gerekiyor.
Dans ilerledikçe insan kendi bedenini çok daha iyi tanımaya başlıyor.
Duruşunuz nasıl?
Dengenizi hangi ayağınıza veriyorsunuz?
Omuzlarınız ne kadar rahat?
Bir dönüş sırasında bedeninizi nasıl kontrol ediyorsunuz?
Müzik hızlandığında koordinasyonunuz nasıl değişiyor?
Başlangıçta hiç düşünmediğiniz pek çok ayrıntıyı zaman içerisinde fark etmeye başlıyorsunuz.
Bu farkındalık yalnızca dans pistinde kalmıyor.
Duruşunuza, yürüyüşünüze ve kendinizi taşıma biçiminize kadar yansıyabiliyor.
Salsa Biraz da Zihinsel Egzersiz
Dans ederken yalnızca beden çalışmıyor.
Beyin de oldukça aktif.
Müziğin ritmini takip ediyorsunuz, partnerinizin hareketlerini algılıyorsunuz, öğrendiğiniz tekniği uygulamaya çalışıyorsunuz ve aynı anda bir sonraki hareketi düşünüyorsunuz.
Özellikle Salsa gibi partnerli danslarda beden ve zihin sürekli iletişim halinde.
Yeni başlayan öğrencilerde bunu çok sık görüyorum.
İlk derslerde herkes biraz fazla düşünüyor:
“Sağ ayağım mı?”
“Şimdi hangi tarafa dönüyorduk?”
“Bir mi, iki mi?”
Birkaç hafta sonra ise aynı hareketler yavaş yavaş doğal hale gelmeye başlıyor.
İşte o noktadan sonra zihniniz hesap yapmayı bırakıp dans etmeye başlıyor.
Ve insanın kendisindeki bu gelişimi fark etmesi gerçekten çok keyifli.
Günlük Hayatın Sesini Biraz Kısabiliyorsunuz
Hepimizin yoğunluğu var.
İş.
Telefonlar.
Mesajlar.
Sorumluluklar.
Trafik.
Toplantılar.
Yapılacaklar listeleri...
Günün büyük bölümünde zihnimiz sürekli başka bir şeyle meşgul.
Dans ederken ise müzik başladığında ister istemez bulunduğunuz ana dönüyorsunuz.
Çünkü aynı anda hem başka şeyleri düşünüp hem de partnerinizle Salsa yapmanız pek kolay değil.
Ritmi dinlemeniz gerekiyor.
Hareketi hissetmeniz gerekiyor.
Karşınızdaki insanla iletişim kurmanız gerekiyor.
Bir anlamda dans sizi birkaç dakika boyunca “şu anda” kalmaya zorluyor.
Bu nedenle birçok öğrenciden şu cümleyi duyuyorum:
“Derse geldiğimde kafam dağılıyor.”
Bazen bir insanın ihtiyacı olan şey de tam olarak bu.
Özgüven Yavaş Yavaş Değişiyor
Salsa’ya başlayan birçok insan ilk gün biraz çekingen oluyor.
“Herkes bana bakacak mı?”
“Yapamazsam ne olacak?”
“Ritim duygum yok.”
“Ben dans edemem.”
Bunlar çok sık duyduğumuz cümleler.
Sonra ilk temel adım öğreniliyor.
İlk dönüş yapılıyor.
İlk şarkı tamamlanıyor.
Bir süre sonra ilk dans gecesine katılıyor.
Sonra bir bakıyorsunuz birkaç ay önce “Ben yapamam” diyen kişi dans pistinde gülümseyerek insanları dansa kaldırıyor.
Dansın özgüvene etkisini bence en güzel anlatan şey bu değişim.
İnsan bir şeyi öğrenebildiğini gördükçe kendine olan güveni de yavaş yavaş artıyor.
Üstelik bu özgüven sadece Salsa yapabilmekten kaynaklanmıyor.
Yeni bir ortama girebilmek, yeni insanlarla iletişim kurabilmek ve daha önce yapamadığınız bir şeyi öğrenmek de bu değişimin önemli bir parçası.
Salsa'nın En Büyük Gücü: Sosyallik
Bana göre Salsa’yı diğer pek çok aktiviteden ayıran en önemli özelliklerinden biri sosyal tarafı.
Bir kursa sadece eğitim almak için gelmiyorsunuz.
Bir topluluğun içerisine giriyorsunuz.
Dersler başlıyor.
Sonra pratikler geliyor.
Dans geceleri başlıyor.
Etkinlikler, partiler, festivaller, workshoplar, gösteriler ve bazen seyahatler işin içine giriyor.
Zaman içerisinde aynı insanlarla daha fazla vakit geçirmeye başlıyorsunuz.
Arkadaşlıklar oluşuyor.
Birlikte dans gecelerine gidiliyor.
Birlikte festivallere katılınıyor.
Hatta yıllar içerisinde dans sayesinde tanışıp hayat boyu arkadaş kalan çok fazla insan gördüm.
Bazıları hayat arkadaşını bile dans sayesinde buldu.
Salsa’nın sosyal tarafı biraz böyle.
Sadece “bir saat ders, sonra eve” şeklinde yaşanan bir aktivite olmak zorunda değil.
İsterseniz dans, hayatınızda oldukça büyük ve keyifli bir sosyal alan yaratabiliyor.
EO SALSA COMPANY'de Dersin Dışında da Dans Var
EO SALSA COMPANY’de özellikle önem verdiğimiz konulardan biri de öğrencilerin yalnızca ders içerisinde kalmaması.
Elbette herkesin zamanı, işi ve hayat temposu farklı.
Bu nedenle ders dışında yapılan aktivitelere katılmak zorunlu değil.
Ama gelişim açısından kesinlikle tavsiye ediyoruz.
Çünkü Salsa biraz da yaşayarak öğreniliyor.
Derslerde tekniği öğreniyorsunuz.
Pratiklerde tekrar ediyorsunuz.
Dans gecelerinde ise gerçekten kullanmaya başlıyorsunuz.
Bir figürü derste yapabilmek başka bir şey, farklı insanlarla farklı şarkılarda doğal biçimde uygulayabilmek başka bir şey.
Bu yüzden eğitim sistemimizin içerisinde derslerin yanında eğitmenler eşliğinde yapılan pratikler, sosyal dans geceleri ve farklı etkinlikler önemli bir yere sahip.
Dans Geceleri Bambaşka Bir Dünya
İlk kez bir Salsa gecesine gelen bir öğrencinin yüzündeki şaşkınlığı seviyorum.
Müzik çalıyor.
Birileri Salsa yapıyor.
Başka bir yerde Bachata başlıyor.
İnsanlar birbirlerini tanısın ya da tanımasın dansa kaldırıyor.
Bir şarkı bitiyor, teşekkür edip ayrılıyorlar.
Sonra başka biriyle başka bir dans başlıyor.
Sosyal dans kültürünün en güzel taraflarından biri bu.
Dans etmek için sürekli aynı partneriniz olmak zorunda değil.
Tam tersine farklı insanlarla dans ettikçe iletişiminiz ve dansınız gelişiyor.
Bir süre sonra dünyanın başka bir şehrine gittiğinizde bile bir Salsa gecesine girdiğiniz anda aslında çok yabancı bir ortamda olmadığınızı hissedebiliyorsunuz.
Çünkü ortak bir diliniz var:
Salsa.
Yeni Arkadaşlıklar İçin Doğal Bir Ortam
Yetişkinlikte yeni arkadaş edinmek bazen düşündüğümüzden daha zor hale geliyor.
İş çevresi belli.
Arkadaş çevresi belli.
Günlük rutin belli.
Salsa ise sizi çok farklı mesleklerden, yaşlardan ve yaşam tarzlarından insanlarla aynı ortamda buluşturuyor.
Üstelik burada iletişim kurmak için özel bir çaba göstermenize de gerek kalmıyor.
Zaten aynı dersi alıyorsunuz.
Aynı hareketi öğrenmeye çalışıyorsunuz.
Birlikte hata yapıyor, birlikte gülüyorsunuz.
Bu nedenle arkadaşlıklar çok daha doğal gelişiyor.
Özellikle yeni bir şehre taşınmış ya da sosyal çevresini genişletmek isteyen biri için dans oldukça güzel bir başlangıç olabilir.
Festivaller, Partiler ve Etkinlikler
Salsa’nın dünyası okulun kapısından çıktığınız anda bitmiyor.
Türkiye’de ve dünyanın birçok farklı yerinde Salsa festivalleri, kongreler, workshoplar ve sosyal dans organizasyonları düzenleniyor.
İnsanlar farklı eğitmenlerden eğitim almak, yeni dansçılarla tanışmak ve birkaç gün boyunca tamamen dansın içerisinde yaşamak için bu etkinliklere katılıyor.
Benim de yıllardır yurt içinde ve yurt dışında dans dünyasının içerisinde bulunmamın en keyifli taraflarından biri hep bu oldu.
Farklı şehirler.
Farklı ülkeler.
Farklı kültürler.
Ama müzik başladığında aynı pistte buluşan insanlar.
Salsa size yalnızca bir dans öğretmiyor.
Bazen sizi hiç gitmeyeceğiniz yerlere götürüyor ve hiç tanışmayacağınız insanlarla tanıştırıyor.
Yaşın ya da “Yeteneğin” Sandığınız Kadar Önemi Yok
Salsa’ya başlamak isteyen insanların en sık söylediği şeylerden biri:
“Benim yaşım geçti mi?”
Hayır.
Bir diğeri:
“Benim ritim duygum yok.”
Çok büyük ihtimalle var. Sadece henüz nasıl kullanacağınızı bilmiyorsunuz.
Dans eğitimi zaten bunları öğrenmek için var.
Kimsenin ilk derse profesyonel dansçı olarak gelmesini beklemiyoruz.
İlk dersin amacı zaten öğrenmeye başlamak.
Bence asıl önemli olan merak etmek ve kendinize biraz zaman tanımak.
Dans Bazen İnsanların Kendilerine Ayırdığı Tek Zaman Oluyor
Bunu yıllar içerisinde özellikle fark ettim.
Bazı öğrenciler için Salsa haftanın yalnızca bir aktivitesi değil.
Kendilerine ayırdıkları birkaç saat.
İş telefonu yok.
Ev işleri yok.
Günlük sorumluluklar yok.
Sadece müzik, arkadaşları ve dans var.
Bu yüzden bazen dersten çıkan insanlarda yalnızca fiziksel bir yorgunluk değil, güzel bir rahatlama görüyorsunuz.
Belki bütün problemler kapının dışında kalmıyor.
Ama en azından bir süreliğine biraz daha uzaktan bakabiliyorsunuz.
Bizim İçin EO SALSA COMPANY
Yıllar içerisinde Salsa bana dereceler, yarışmalar, sahneler, seyahatler ve çok güzel deneyimler kazandırdı.
Ama dönüp baktığımda en değerli tarafının yalnızca bunlar olmadığını görüyorum.
Dans sayesinde tanıştığım insanlar, yetiştirdiğim öğrenciler, zaman içerisinde eğitmen ya da sporcu olan dansçılar ve yıllar sonra karşılaştığımda hâlâ Salsa yapan insanlar benim için en az başarılar kadar kıymetli.
Bu nedenle EO SALSA COMPANY’de amacımız yalnızca size birkaç Salsa figürü öğretmek değil.
İyi bir teknik altyapı oluşturmanızı istiyoruz.
Müziği gerçekten duymanızı istiyoruz.
Dans ederken rahat etmenizi istiyoruz.
Ama aynı zamanda geldiğiniz ortamda kendinizi iyi hissetmenizi, arkadaşlıklar kurmanızı, eğlenmenizi ve dansı hayatınızın güzel bir parçası haline getirmenizi de önemsiyoruz.
Çünkü bazen insanlar Salsa’ya dans öğrenmek için geliyor.
Sonra fark ediyorlar ki aslında hayatlarına yeni insanlar, yeni müzikler, yeni mekanlar, yeni seyahatler ve yeni bir heyecan eklemişler.
Belki de dansın en güzel tarafı tam olarak bu.
Bir adım öğrenmek için başlıyorsunuz, ama zaman içerisinde hayatınızda çok daha büyük bir alan açılıyor.
EO SALSA COMPANY’de kapımız, daha önce hiç dans etmemiş olanlardan yıllardır Salsa yapanlara kadar herkese açık.
İlk adımı atmanız yeterli.
Gerisi zaten müzik başladığında geliyor.



Yorumlar